
Ağrı’da 2 ve 11 Mayıs tarihlerinde yaşanan sel felaketi sonrası
Devlet Su İşleri’nin çalışmalarını inceleyen Bakan Veysel Eroğlu, daha
sonra Yazıcı Barajı mevkiine kurulan ve şehrin 2045 yılına kadar su
ihtiyacını karşılayacak İçme Suyu Arıtma Tesisi’ne geçti. Burada konuşan
Bakan Eroğlu, sel felaketi sonrası Devlet Su İşleri Genel Müdürü’ne
talimat vererek bölgedeki bütün araçları Ağrı’ya görevlendirdiklerini
söyledi. Eroğlu, “Başbakanımız yaşanan sel felaketinin ardından Bakanlar
Kurulu’nda 2 saat boyunca Ağrı’dan bahsetti. Ben ve Ulaştırma Bakanımız
Binali Yıldırım’ı da Ağrı için özel olarak görevlendirdi. Ben 2006
yılında Devlet Su İşleri Genel Müdürü iken Ağrı’ya çok gidip geldim.
Burada ki sıkıntıları çok iyi biliyorum. Görüyorum ki burada dere
ıslahıyla ilgili ciddi sıkıntılar var. Bu sorunu hep birlikte çözeceğiz.
Derelerin tapusu alınmış. Bizi Tapu İptal Davası açmakla uğraştırmayın.
Bu yıl dereleri açacağız. Buradan valilere, belediye başkanlarına,
bürokratlara sesleniyorum. Bundan sonra derelere yapılacak her şey ile
ilgili DSİ’den izin alacaksınız. Dereler kamusal alanlardır. Anadolu’da
ev yapılmadan su basman seviyesi yapılır. Ağrı’da hiçbir şey yapılmamış.
Bu sıkıntıyı mutlaka çözeceğiz.” diye konuştu.
Daha sonra arıtma tesisi ile ilgili bilgi veren Bakan Eroğlu,
“Yapılan içme suyu arıtma tesisi şehrin 2045 yılına kadar olan su
sıkıntısını çözecek. Günlük 40 bin metreküp kapasiteli bir tesis
yapılacak. Tesisimiz 25 bin metrekare alan üzerine kuruldu. Bu tesise
Yazıcı Barajı’ndan ham su verilerek arıtma yapılıp buradan da şehir
merkezine gönderilecek.” ifadelerini kullandı. Ağrı’daki meraların gün
geçtikçe çölleştiğini de vurgulayan Eroğlu, “Buralara mutlaka ağaç dikin
yoksa 5 yıl sonra dağlarınız taş olacak.” dedi.
ASKERLİK YAPTIĞI SIRADA AĞRI’DA ÖLÜM TEHLİKESİ GEÇİRDİ
Eroğlu, Ağrı’da 1976 yılında askerken başından geçen ilginç bir olayı
anlattı. Erzincan’da askerken görevli olarak Ağrı’ya gönderildiğini ve
yolda araçları bozulduğu için kışın donma tehlikesi geçirdiklerini
söyleyen Eroğlu, “Benim Ağrı ile ilgi ayrı bir gönül bağım var. İlk defa
Erzincan 3′ncü Ordu’da askerlik yaparken Doğubayazıt’da ki askeri
kışlada bir inşaatı incelmek için gelmiştim. Bir kış günüydü. Aracımız
Ağrı-Doğubayazıt arasında kuş uçmaz kervan geçmez bir yola kaldı. Artık
‘biz burada hayatımızı noktalıyoruz’ diye düşündük. Ama sonra nasıl
olduysa şoför arabayı çalıştırdı. Bizde böylece kurtulduk. O gün o araba
çalışmasa biz bugün burada temeli atamayacaktık.” dedi.
|